İçimi Dinliyorum






Uzun bir süredir içimi dinliyorum. İçimdeki ben neler soyluyor bakıyorum. Hiç susturmuyorum bu defa bazen çalakalem yazıyorum söylediklerini bazen unutuyorum güzel bir rüya gibi sabaha.
Uzun bir süredir içimi dinliyorum.
Dur diyorum şimdi dur bekle olmayanı oldurmaktan vazgeç.
Yaralarım var onları sarıyorum. Annem, babam belki de kaç kuşak öncesinden sirayet etmiş inatçı yaralar, işte en çok onları dağlıyorum sarıp sarmalıyorum.
İçimi dinliyorum doğrumu yanlışımı ayırıyorum tek tek severek şefkatli bir anne gibi onlara masallar anlatıyorum.
Ve yine dolu dizgin koşuyorum. Tam hız almış nefes nefese olduğum bir anda zamanı durduruyorum. Korkuyorum en çok ağız dolusu ağlamaktan yada gülmekten kanırta kanırta.
Icimi dinliyorum sessiz sakın yada bağıra bağıra hiç bıkmadan.
Endişelerimi tek tek asıyorum balkondaki çamaşır ipine rengarenk mandallar.
Anılar diziliyor, bir an ağlıyor bir an gülüyorum bu kadar hızlı duygu geçişine ben bile hayran kalıyorum.
Ama en çokta bu beni seviyorum. Tertemiz aydınlık biraz kapkara korku dolu hain.
biraz çocuk kalmak isteyen, ama sorumluluklarından vazgeçmeyen.
Her gün yeniden başka bir çiçek açıp ertesi sabaha yaprak döken yanımı seviyorum. İşte o aralıkta da en çok seni severken buluyorum.
Icimi dinliyorum ve yine alt üst ediyorum kurulu düzenimi bir çıldırmışlık hali ile bir serseri gibi vuruyorum en dibe ve en çokta çıkışımı seviyorum bu buz tutmuş zirvelerde başkaldırışımı kardelen misali mağrur.
Ve yine ben'e dönüyorum içime kıvrılıyorum küçük bir çocuk oluyorum. Ürkek sessiz yolsuz ve yersiz.
Tamda böyle bir anda diyorum yine kendime kalk hadi koş bilinmeyene ne olacak en nihayetinde kaybettiğim zaman olur. Sende de ondan bol ne var.

Içimi dinliyorum.
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hiç yorum yok:

Bu blogtaki yazılar, izinsiz kullanılamaz... Blogger tarafından desteklenmektedir.